|
|
|
İslamda Cinsel İlişkilerin Soru Ve Cevapları |
İSLAM DA CİNSELLİK
Yazan: Seyit Sadra Haşimi
Çeviren: Devran
1 -Yaşam, ihtiyaçları temin etmekten başka bir şey değildir ve insan yaşayan
bir canlı olarak kendi ihtiyaçlarını gidermek zorunluluğu içerisindedir. Oksijen
gibi bazı gerekli ve önemli ihtiyaçlar eğer kısa bir süre için dahi olsa temin
edilmezse, canlıyı hayati tehlikelere sokabilir.
Aynı şekilde su, yemek vs. eğer belirli bir müddet için terk edilirse yaşam,
ölüme dönüşebilir. Bunun için insanoğlu zaruri ihtiyaçlarını gidermek ve hayatta
kalabilmek için sürekli bir çaba ve gayret içerisindedir ve böyle de devam
edecektir.
İnsandaki uzun arzular ve ebedi yaşam hırsı onu, başkalarının haklarına
tecavüz etmeye kadar götürmüştür.Bunun içindir ki insanoğlunun
ihtiyaçlarına,tarih boyunca taarruz edilip saldırılmış,sonuçta huzur ve emniyet
diye başka bir ihtiyaç daha baş göstermiştir.Elbette günümüz insanının sorunu
olan emniyet konusu uzun tartışmaları gerektiren bir meseledir.Fakat insanın
ihtiyaçları her zaman maddi ihtiyaçlarla sınırlı kalmamış başka ihtiyaçlarda var
olmuştur.Örneğin;fıtratı gereği insanda tapma ihtiyacı veya onu seven ve onunda
sevdiği birine olan ihtiyacı da bunlardan sayılabilir.
Doğal olarak, bu tür ihtiyaçlarını karşılayamaması insanın maddi yaşamında
herhangi bir kayıp veya çelişki yaratmasa dahi, huzurunu elinden alıp onu
sürekli bir karamsarlık ve üzüntü içerisine sokabilir.
İnsanın, önemli ve kaçınılmaz sayılabilecek ihtiyaçlarından bir tanesi de
cinsellik meselesidir.Öyle ki eğer yerinde bir tatmin ve doyum olmazsa insana
huzur vermediği gibi onu aşırılığa sürükleyecektir.
Tarihe dönüp baktığımız zaman durgun ama hercai ve sebatsız duygunun, dökülen
bir çok kanlara ve nice haysiyetlerin ayaklar altına alınmasına sebep olduğunu
görürüz.Eğer dikkatle tarihin sayfalarını karıştırırsak,acı olaylarda kontrol
edilmemiş bu duyguyla karşılaşmak mümkün.Bundan dolayıdır ki düşünürler tarih
boyunca bu duyguyu kontrol altına almak için çabalar harcamış ve gerçek manada
cinsel doyuma ulaşmak için çeşitli yollar ve öneriler sunmuşlardır.
2 -İlk insandan bu yana tarihi yaratanların tarihinin tanıklık ettiği şey şu
ki hiç bir insan cinsel duyguları köreltme veya onu tam anlamıyla yok etmek
yoluna gitmemiş ve gidememiştir.Bizlerin,bu gün burada olmamız bunun en güzel
kanıtı değil midir.? Ve aynı şekilde hiç bir düşünür bu gizemli duyguyu her
zaman ve her yerde tam anlamıyla özgür bırakmayı bir çare olarak görmemiştir.
Akıllara gelen tek çare cinsel duyguların dizginlerini kontrol altına almak
olmuştur. Bu konuda bazıları çareyi,dizginleri çok fazla uzatmakta bazıları ise
haddinden fazla kısaltmakta görmüştür.Biz bu enteresan duygu hakkında tefekkür
etmeye ve düşünmeye karar verdik.Elbette cinsellik hakkında söylenen bütün
düşünceleri araştırmak veya tahlil etmek gibi bir gayemiz olmadığı için sadece
batıda olan ve cinsellikte mutlak özgürlük olarak tanımlayabileceğimiz
düşünceleri eleştirip tenkit etmeden de geçemeyeceğiz.Daha sonra İslam
dininin,istikrarsız ve daldan dala konan bu duygunun kontrolü hakkında bizlere
sunduğu kaide ve kuralları tahlil ettikten sonra o duygunun bu üstün kaide ve
kurallardan sonra ne durumda olabileceğini beraber göreceğiz.
Sınırı, sınırsızlık olan cinsellikte mutlak özgürlük düşüncesini bir kaç mukaddime ile açıklamaya çalışacağız.
1.Mukaddime:
Lezzet almanın kendisi nefsani olup felsefedeki tabiri ile (ilinti)
arazidir.En önemli özelliği ise isteğe bağımlı olmayışıdır.Yani eğer sebebi
gerçekleşirse lezzet alınır ve eğer sebep gerçekleşmez ise lezzet alınmaz.sevmek
veya nefret etmek gibi insanın elinde olmayan bir şeydir.Yani lezzet alan ve
alınan şeyler arasında sebep ve sonuç ilişkisi hüküm sürmektedir.
2.Mukaddime:
Birinci mukaddimeden de anlaşıldığı gibi lezzet almak şahsa göre değişir.Bir
şahsın lezzet aldığı bir şeyden başka biri lezzet alamaz veya onun aldığı ölçüde
bir lezzet alamayabilir.Örneğin Ahmet'in lezzet aldığı bir şeyden Mehmet aynı
lezzeti alamayabilir veya Ahmet'in aldığı lezzeti alamayabilir.
3.Mukaddime:
Güçlü sebep geldiği zaman zayıf olan sebep ortadan kalkar veya daha önceki
gücünü kaybeder.Örneğin bir erkek belirli araştırmalardan sonra istediği gibi
bir kadın bulur ve onunla cinsel doyumun doruk noktasına ulaşır.Ama eğer
gözlerini koruyamayan biri ise etrafında kendi hanımından daha güzel yüzler ve
fiziğe sahip kadınları görür ve bu onu kendi hanımından lezzet alamamaya veya
daha az lezzet almaya götürür.Yani artık kendi hanımından lezzet alamaz çünkü
güçlü sebep gelmiştir ve zayıf olan sebep kendi işlevini tam,veya nispi olarak
yitirmiştir.Ve bu değişim sebepte olan bir değişim gibi görünse de gerçekte
müsebbepte olan bir değişimdir.
ÜÇ MUKADDİMEDEN SONRA:
Eğer cinsellikte sınır tanımaz bir düşünceyi benimsersek ve kadınların toplum
içerisinde istedikleri gibi giyinip dolaşabileceklerini,erkeklerinde onlara
bakmalarının herhangi bir sakıncasının olmadığını iddia edersek,bu şeyin sebep
olacağı tek şey,insandaki tahrik noktasının üst düzeylere çıkması ve şahsın
kendi hanımından ideal bir şekilde cinsi doyuma ulaşamaması ve neticede cinsi
his ve duygularını harekete geçirecek daha güçlü sebepler peşinde
koşmasıdır.Şimdi bu tür bir düşüncenin getireceği bir kaç sorunu açıklamaya çalışacağız.
1.SORUN:
Rum suresi 21.Ayetinde şöyle buyruluyor:
Bir kadın ve erkek evlendiği zaman Allah (c.c)onların arasında meveddet ve
rahmet yaratır. Fakat tahrik noktası yükseldiği zaman o ikisinin arasından ilk
kaybolup giden şey,onları birbirlerine bağlayan muhabbet ve
dostluktur.Koca,karısının cinsel ilişkilerinde soğuk davrandığını ve farklı bir
tabiata büründüğünü zanneder ama gerçekte bu aile ve özellikle çocuklar,erkeğin
başka kadınlara karşı şehvet bakışlarının kurbanı olmuşlardır.Böyle bir durumda
geçici veya sürekli evlilik çözüm olmayacaktır.zaten evliliğin, İslam’daki yeri
bazı heva ve heves kurbanlarını doyurmak değil,tam tersine mutlu ve düzenli
sıcak bir aile ortamı yaratmak,topluma sağlıklı düşünebilen insanlar kazandırmaktır.
İmam Sadık a.s Hişam bin Hakem'e hitaben şöyle buyuruyor: Elindeki ile yetinmeyen kimse,her zaman muhtaç kalır.
Hadiste de buyrulduğu gibi insan bir kez heva ve heves kurbanı olmaya görsün
maymun iştahlılığı yüzünden birlikte olduğu her kadın ondaki tahrik noktasının
yükselmesine sebep olacak ve hiç bir zaman gerçek doyuma istediği gibi
ulaşamayacak ve sürekli bir değişiklik düşüncesi onu rahat bırakmayacaktır.
2.SORUN:
Güzellik,nispi bir kavramdır.ve güzel olan bir kadından farklı erkekler
lezzet almak isteyebilir.Bu değişik hastalıklara yol açacaktır.Çünkü kontrolden
çıkmış bir şehvet gücü, aklı zayi ettiği gibi tedbir veya sakınmak gibi aklın
savunduğu bazı önerileri de göz ardı edecek,ve bu toplumda farklı hastalıkların
meydana gelmesine sebep olacaktır.
3.SORUN:
Zayıf sebeplere karşı daha güçlü sebepler bulmak için gerekli olan şeylerden
birisi de zaman ve maddi imkanlardır doğal olarak herkes buna güç yetiremeyeceği
için şahıs,cinsel istek ve duyguların kamçılamaları ile ıstırap içerisinde acı çekecektir.
4.SORUN:
Her zayıf sebepten sonra daha güçlü bir sebep bulabilen insanlar belirli bir
süre sonra karşı cinsten ideal olan cinsi doyuma ulaşamayıp kendi cinslerine
yönelecektir.çünkü karşı cinsten tatmin olamayan ve tahrik noktası yükselen
birisi mutlaka oluşan boşluğu gidermeye çalışacaktır.kendi cinsleriyle olan
beraberliği onun tahrik noktasını günden güne yükseltecek ve kendi cinsinden
olan ve onu ilk zamanlarda orgazm edebilen birinden artık eskisi lezzeti
alamayacaktır.Kendi cinsinden olan insanlarla doyuma ulaşamaması onu daha
değişik yollara,örneğin hayvanlarla ilişki yaşamaya sürükleyecektir.(daha önce
söylenen şeylerden de anlaşıldığı gibi tahrik noktası yükselen insanlarda tek
amaç cinsel tatmindir ve bunun için karşı tarafın kim veya ne olduğu önemli
değildir.)Bu durum böyle devam edecek ve şahıs çareyi cinsiyet değiştirmekte
bile arayacaktır.Bunlar,cinsellikte mutlak özgürlük düşüncesinin insanlara sunduğu armağanlardır.!
5.SORUN:
Daha önce söylenildiği gibi güzellik ve güzeller nispi ve yalnız belirli bir
zaman zarfında vardır.Bu yüzden bir müddet sonra sahip olduğu fiziki güzelliğini
kaybeden birisi,cinsel tatminsizlik ve doyumsuzluğun vermiş olduğu hasret
ateşinde yanıp duracaktır.Mutlak özgürlüğün yapabildiği şey bu kısa zaman
zarfında bazı insanların sürekli yükselen tahrik noktalarını doyurmak olmuştur.
6.SORUN:
İnsan,tabiatı gereği her şeyde ve özellikle cinsellikte,fiziki özelliklere
sahip olan en iyisini arzular ve ona yetişmek ister.Bunun tersini cinsel
özgürlükten ticaret amaçlı faydalanmak isteyen insanlarda görmek mümkündür.Şu
halde cinsel açıdan mutlak özgürlüğün,gerçekte toplumun sorununu halletmek
değilde belirli bir grubun her zaman aç olan gözünü doyurmak için birebir olduğunu söyleyebiliriz.
Batılı düşünür ve teorisyenlerin iddia ettikleri mutlak özgürlüğün toplum içinde yarattığı sorunları üç bölümde ele alabiliriz.
1.BÖLÜM:
İnsanlardaki tahrik noktasının yükselmesine sebep oldular ve daha
sonra onların,doğal olarak nasıl tahrik olabilecekleri sorusunun
cevabını aramaya başladılar.
2.BÖLÜM:
Mutlak cinsel özgürlüğün getirdiği ve hızla çoğalan hastalıklara karşı ne yapabileceklerini düşünmeye başladılar.
3.BÖLÜM:
En güzeli tercih etmek olarak bilinen akli bir kuralla yola çıkarak,bazı
insanları cinsel doyumdan uzaklaştırıp güzelliğin geçici olduğunu empoze etmeye
gayret gösterirken şu soruyla karşı karşıya kaldılar;insanların cinsel doyumdan
tam manasıyla uzaklaşmamaları için ne yapabiliriz.?Tabi bu sorunu çözmek için
değişik metot ve yöntemler sundular örneğin;cinsel his ve duyguları tahrik edici
haplar,seks ve porno filmleri vs. Bu tür şeyler insanların cinsel yaşamlarını
düzeltmediği gibi onların tahrik noktalarının yükseklere çıkmasına sebep
oldu.Bunun en güzel kanıtı,cinsel gücü arttıran bu tür şeyleri kullanan insanlar
belirli bir süre sonra daha değişik şeyler peşinde koşmak isteyecek ve sonuçta
kaş yaparken gözden olacak bir hale düşeceklerdir.
İkinci bölümde bahsettiğimiz sorun içinde değişik uğraşılar
gösterilmiş,ama hiçbiri tam anlamıyla çözüm olmamış tam tersine çağın
kabusu haline gelen AİDS hastalığına karşı binlerce insan yenik
düşmüştür.
Üçüncü sorunun çözümü için ise süs malzemelerinin yaygınlaşması
sağlanmış ve tıp ilminin gelişmesinden faydalanılarak estetik
ameliyatlarla fiziki güzelliğin doruk noktasına çıkılmaya
çalışılmıştır. Ama bunların getirdiği tek sonuç,tahrik noktasının biraz
daha yükseklere çıkması olmuştur.
SONUÇ:
Batının cinsellik hakkında sunmuş olduğu normlar insanların
sorunlarına çözüm değil,tam tersine onları içinden çıkılmaz felaketlere
duçar etmiştir.
CİNSELLİKTE ÇÖZÜM YOLU:
İdeal bir cinsel yaşamın üç şartı:
1.şart: İnsandaki tahrik noktasının yükselmemesi
2. şart: Tam manasıyla cinsel doyuma ulaşılması
3. şart: Cinsel yaşamın olumsuz etkilerinin olmaması
1.ŞARTIN AÇIKLAMASI:
İnsandaki tahrik noktasının yükselmesi sadece güzel ve çekici fiziğe
sahip olanlara bakmakla olur. bunun için İslam dini kadınlara açık bir
şekilde hicaplarını korumalarını ve kendilerini namahrem gözlerden
sakınmalarını emretmiştir. Aynı şekilde erkeklere de gözlerini namahrem
olan kadınlardan sakınmaları emredilmiştir.
Nur suresi 30 ve 31.ayet bunun en güzel örneğidir. Mümin erkeklere söyle:
Bakışlarını yere indirsinler. Cinsel organlarını/ırzlarını korusunlar. Bu onlar
için daha arındırıcıdır. Kuşkusuz, Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
31. Mümin kadınlara da söyle: Bakışlarını yere indirsinler. Cinsel
organlarını/ırzlarını korusunlar. Süslerini/ziynetlerini, görünen kısımlar
müstesna, açmasınlar. Örtülerini/başörtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine
vursunlar. Süslerini şu kişilerden başkasına göstermesinler: Kocaları yahut
babaları yahut kocalarının babaları yahut oğulları yahut kocalarının oğulları
yahut kardeşleri yahut kardeşlerinin oğulları yahut kendi kadınları yahut
ellerinin altında bulunanlar yahut ihtiyaç içinde olmayan erkeklerden
kendilerinin hizmetinde bulunanlar yahut kadınların kaygı duyulacak yerlerini
henüz anlayacak yaşa gelmemiş çocuklar. Süslerinden, gizlemiş olduklarının
bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, Allah'a topluca tövbe
edin ki kurtuluşa erebilesiniz.!
Ahzab suresinin 32. ayetinde ise peygamber hanımlarına hitaben şöyle
buyruluyor: Ey peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi
değilsiniz. Eğer korunup takvaya sarılıyorsanız sözü kırıtarak söylemeyin ki,
kalbinde maraz bulunan biri ümide kapılmasın. Örfe uygun söz söyleyin.
Kalplerinde maraz bulunanlardan kasıt, tahrik noktasını kontrol edemeyip yükselmesine sebep olanlar olabilir.
2.ŞARTIN AÇIKLAMASI:
BİRİNCİ: Tahrik noktası yükselmeyen birisi normal şartlarda evlendiği bir
kadınla cinsel açıdan doyumun doruk noktasına ulaşabilir.Bazı istisna olan
durumlarda ise İslam dininin ileride açıklanacağı gibi sunduğu değişik yollar bulunmaktadır.
İKİNCİ: İslamın, cinsel ilişki ve münasebetlerle ilgili olan hükümleri erkek
ve kadının cinsel açıdan ideal bir doyuma ulaşmaları içindir.Bunlara örnek
olarak ilişkiden önce süslenmeyi ve temiz olmayı tavsiye etmesi sayılabilir.
3.ŞARTIN AÇIKLAMASI:
Cinsel çarpıklıkların olumsuz etkilerinden biriside sağlık açısındandır.İslam
dininin sunduğu kaide ve kurallarla gerçekleşen bir cinsel yaşam bu tür
hastalıkları yok etmekle beraber tahrik noktasını da sıfıra indirgemek için tek
yoldur.Sonuç olarak, İslamın sunmuş olduğu metotlar tahrik noktasının
yükselmesini önlemekte ve insanın ideal olan cinsel doyuma ulaşmasını
sağlamaktadır.Cinsellikte olumsuzluklardan uzak,doyuma ulaşmak isteyenlerin
Müslüman olmasalar ve ahirete inanmasalar dahi, İslamın önerdiği şeyleri
yapmaları şarttır.
İslam'ın son din olması itibari ile iki şeye sahip olması gereklidir.kamil
ve yeterli olması,her yer ve her zamanda söz sahibi olmasıdır.Eğer İslam
kanunlarından daha iyisine başka ideolojiler sahip olmuş olsalardı bu dinin son
ve kamil bir din olmasının hiç bir manası kalmayacaktı.
ÇÖZÜM YOLU:
Yukarıda söylenildiği gibi düzenli ve sağlıklı bir cinsel yaşamın tek şartı İslamın emirlerine uymaktır.
İmam Rıza (a.s) şöyle buyuruyor: İnsanlar, bizim sözlerimizdeki güzellikleri bilselerdi mutlaka bize itaat ederlerdi.
Hiçbir zaman insanları kaba kuvvetle iyiye ve güzelliğe yöneltmek
mümkün olmamış ve olmayacaktır. Çünkü o tabiatı gereği kendisi için
koyulan kanunları çiğnemek isteyecektir.
Peygamber efendimizin (s.a.a) bir hadisinde de buyurduğu gibi, insanlar yasaklanan şeylere meyilli ve isteklidirler.
Tahrik noktasının yükselmesine engel olmak onu eski haline getirmek için çaba ve gayret sarf etmekten daha iyi değil midir.?
vesselam
|
Yorumlar |
yanlızlık
ben yanlızlık 19 yaşındayım ilk para karşlığı kadınlarla oldum günahoı cokmudur


|
|
|
|
| |
Bülent Ersoy Karakolluk Oldu

Çapkın Doktor

İnsan Psikolojisi

Dead Like Me-Life After Death

8×10 Tasveer - 2009 -Türkçe Altyazılı

in Bruges

RTÜK'e inat Sevişmeye Devam

Sütlü ıspanak çorbası

Sana SarıLarak ÖLmek

Diriliş Vampir Avcisi

Bir konuşsam

Sağlıklı bir ilişki için Ne Yapılmalı?

Ali Akcan - Vakit Dolmadan Sevdiğini Söyle

Arguvana gidemem Ceylan 2010

Yüreğimi Açtım Sana

|
Bedava Çet Kanallari

Bedava Sohbet Odalari

Bedava Sohbet Kanallari

Bedava Sohbet Siteleri

Grup Nara - Gitme Ne OLur

Nevzine

Kaysefe

Gelin Tatlısı

Çoban Payı

Yufkalı Pirzola

Erik Yahnisi

Pehli

Domates Tavası

Arap Tavası

Ayvalı Kuzu

|
|